İşyerlerinde acil durum planı ve tahliye krokisinin hazırlanması önemli bir yükümlülüktür. Ancak planın hazırlanıp duvara asılması, tek başına çalışanların acil durumda güvenli şekilde tahliye edileceği anlamına gelmez.
Gerçek bir yangın, patlama, kimyasal yayılım veya başka bir acil durumda çalışanların hangi yolu kullanacağını, nerede toplanacağını ve kimin hangi görevi üstleneceğini bilmesi gerekir. Bu nedenle tahliye planı yalnızca bir doküman değil, sahada uygulanabilir bir acil durum sistemi olarak ele alınmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da acil durum planının; müdahale ve tahliye yöntemleri, dokümantasyon, tatbikat ve planın yenilenmesi aşamalarını içeren yaşayan bir süreç olduğunu belirtmektedir.
Tahliye planı, çalışanların acil durumda güvenli çıkışı sağlayabilmesi için işyerinin gerçek durumunu yansıtmalıdır.
Plan üzerinde genel olarak;
Kaçış yolları,
Acil çıkışlar,
Toplanma alanları,
Yangın söndürme ekipmanları,
İlk yardım malzemeleri,
Alarm ve uyarı sistemleri,
Acil durum ekiplerinde görevli çalışanlar,
Elektrik ve gaz kesme noktaları,
Özel risk bulunan alanlar
gösterilmelidir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının rehberlerinde de tahliye planında bu unsurların bulunması gerektiği açık şekilde belirtilmektedir.
Tahliye planlarında karşılaşılan en önemli sorunlardan biri, doküman ile işyerinin gerçek durumunun birbirinden farklı olmasıdır.
İşyerinde daha sonra yapılan bölmeler, taşınan makineler, kapatılan kapılar veya değiştirilen depolama alanları eski tahliye planını geçersiz hale getirebilir.
Örneğin planda açık görünen bir kaçış güzergâhının sahada malzemelerle kapatılmış olması veya acil çıkış olarak gösterilen kapının artık kullanılamaması ciddi bir güvenlik açığıdır.
Bakanlık da özellikle değişken çalışma alanlarında tahliye planlarının mevcut saha koşullarını doğru şekilde yansıtması gerektiğini vurgulamaktadır.
Acil çıkış kapısının ve kaçış yolunun plan üzerinde bulunması yeterli değildir.
Kaçış güzergâhlarında;
Palet,
Malzeme,
Makine,
Dolap,
Atık veya başka engeller
bulunmamalıdır.
Çalışanların acil durumda karanlık, yoğun duman veya panik ortamında bile çıkış yönünü kolayca anlayabilmesi için gerekli işaretlemeler görünür durumda olmalıdır.
Acil durumda tahliyeyi geciktirecek küçük bir engel dahi özellikle kalabalık işyerlerinde ciddi sonuçlara neden olabilir.
Tahliye planının çalışanlara anlatılmaması, planın yalnızca kağıt üzerinde kalmasının en önemli nedenlerinden biridir.
Çalışanların;
En yakın acil çıkışın nerede olduğunu,
Alternatif kaçış yolunu,
Alarm durumunda nasıl hareket edeceğini,
Asansör veya diğer ekipmanların kullanılıp kullanılmayacağını,
Toplanma alanının nerede olduğunu,
Acil durumda kime bilgi vereceğini
bilmesi gerekir.
İşyerine yeni başlayan çalışanlara da acil durum ve tahliye prosedürleri işe başlamadan önce anlatılmalıdır.
Tahliye sırasında herkesin aynı görevi yapması beklenemez.
İşyerlerinde yangınla mücadele, kurtarma ve tahliye gibi görevlerde yer alacak çalışanlar önceden belirlenmeli, görev ve sorumlulukları açık şekilde tanımlanmalıdır.
Bakanlığın düzenlemelerinde de görevlendirilen destek elemanlarının bilgilerinin çalışanların görebileceği şekilde duyurulması gerektiği belirtilmektedir.
Görevli çalışanların yalnızca isimlerinin listede bulunması değil, ne yapacaklarını gerçekten bilmeleri gerekir.
Bir tahliye planının gerçek anlamda uygulanabilir olup olmadığını anlamanın en iyi yollarından biri tatbikattır.
Tatbikat sırasında;
Alarmın herkes tarafından duyulup duyulmadığı,
Çalışanların doğru kaçış güzergâhını kullanıp kullanmadığı,
Tahliye süresinin uygunluğu,
Acil çıkışlarda yığılma oluşup oluşmadığı,
Görevlilerin görevlerini yerine getirip getirmediği,
Toplanma alanında personel kontrolünün yapılabilmesi
değerlendirilmelidir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, tahliye planlarının çalışanlara anlatılmasını, görevli ekiplerin eğitilmesini ve düzenli tatbikatlarla uygulamanın test edilmesini özellikle vurgulamaktadır.
Tatbikatın yapılması tek başına yeterli değildir.
Tatbikat sonrasında ortaya çıkan aksaklıklar değerlendirilmelidir. Örneğin belirli bir çıkışta yoğunluk yaşanıyorsa, alarm bazı bölümlerde duyulmuyorsa veya çalışanlar toplanma alanını bilmiyorsa plan yeniden gözden geçirilmelidir.
Bu yaklaşım sayesinde her tatbikat, acil durum sisteminin geliştirilmesine katkı sağlar.
Tahliye planı, duvara asılan bir kroki değil; gerçek bir acil durumda insanların hayatını koruyacak uygulamalı bir sistemdir.
Planın sahadaki koşulları doğru yansıtması, çalışanların tahliye yollarını bilmesi, acil durum ekiplerinin görevlerini öğrenmesi ve düzenli tatbikatlarla sistemin test edilmesi gerekir. İşyerinde önemli bir değişiklik olduğunda tahliye planı da buna göre güncellenmelidir.
İstanbul Vizyon OSGB olarak işletmelerde acil durum planlarının hazırlanması ve güncellenmesi, tahliye planlarının kontrolü, acil durum ekiplerinin eğitimi, tatbikat planlaması, saha gözetimi ve iş sağlığı ve güvenliği danışmanlığı konularında profesyonel destek sunuyoruz.