Üretim makineleri, kompresörler, presler, havalandırma ekipmanları ve çeşitli el aletleri çalışanların önemli seviyelerde gürültüye maruz kalmasına neden olabilir.
Gürültü değerlendirmesinde ise sık yapılan hatalardan biri, herhangi bir cihazla ortamda görülen desibel değerinin bütün riski açıkladığının düşünülmesidir.
Oysa iş sağlığı ve güvenliği açısından gürültü değerlendirmesi yalnızca anlık bir desibel değerinden ibaret değildir.
Bir çalışma alanındaki gürültü seviyesi gün boyunca aynı kalmayabilir.
Makinenin çalışma şekli, üretim yoğunluğu, çalışanın gürültü kaynağına uzaklığı ve maruziyet süresi değiştikçe çalışanın gerçek gürültü maruziyeti de değişebilir.
Bu nedenle birkaç saniyelik ölçüm sonucuyla çalışanın günlük maruziyeti hakkında kesin değerlendirme yapmak yanıltıcı olabilir.
Gürültünün çalışan üzerindeki etkisi değerlendirilirken yalnızca ses seviyesine değil, çalışanın bu sese ne kadar süre maruz kaldığına da bakılması gerekir.
Çalışanın vardiya boyunca farklı alanlarda bulunması veya farklı makinelerle çalışması halinde ölçüm planlaması gerçek çalışma koşullarını temsil etmelidir.
Gerekli durumlarda kişisel gürültü maruziyetinin değerlendirilmesi için uygun ölçüm yöntemlerinden yararlanılabilir.
Uzun süreli ve yüksek seviyeli gürültü denildiğinde ilk akla gelen risk işitme kaybıdır. Ancak gürültü çalışma ortamında başka sorunlara da yol açabilir.
İletişimin zorlaşması, uyarı sinyallerinin duyulamaması, dikkat dağınıklığı ve çalışanların birbirlerini anlamakta zorlanması iş güvenliği açısından ek riskler oluşturabilir.
Bu nedenle gürültü kontrolü yalnızca kulak koruyucu kullanımı üzerinden değerlendirilmemelidir.
Gürültülü bir ortamda doğrudan kulak koruyucu dağıtmak her zaman ilk çözüm olmamalıdır.
Mümkün olduğunda;
gibi önlemler değerlendirilmelidir.
Kişisel koruyucu donanımlar ise risk kontrol sisteminin önemli fakat tek parçası değildir.
Gürültü ölçümünde önemli olan yalnızca cihaz ekranındaki sayı değil, çalışanın gerçek maruziyetinin doğru değerlendirilmesidir.
İstanbul Vizyon OSGB olarak iş hijyeni çalışmalarında ölçüm sonuçlarının çalışma süresi, yapılan iş ve saha koşullarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Doğru ölçüm, doğru risk değerlendirmesini; doğru risk değerlendirmesi ise çalışanı gerçekten koruyacak önlemlerin belirlenmesini sağlar.