Yayınlar

Risk Değerlendirmelerinden 3T Risk Matrisi nasıl hazırlanır

Risk Değerlendirmesi

İş sağlığı ve güvenliği yönetiminin içinde çeşitli yönetim adımları yer almaktadır. Risk değerlendirmesi ise bu adımlar arasında kilit öneme sahiptir. Bunlar şekilde gösterilmiştir. Ayrıca bu adımlar İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri (İSG-YS)’nin iyi bilinen ilkeleri ile uyumludur. Bu bölüm Risk Değerlendirmesinin diğer iş sağlığı ve güvenliği (İSG) yönetimi adımları ile ilgisi ve bunlarla nasıl etkileşim halinde bulunduğu üzerine yoğunlaşmıştır.

 

Yönetimin en büyük sorumluluğu İSG yönetiminin ilke ve hedeflerini belirlemektir. Ayrıca yönetim, işletmedeki tüm çalışanlar için İSG vazifelerini, sorumluluklarını ve ilgili faaliyetleri organize etmelidir.

Risk Değerlendirmelerinden 3T Risk Matrisi nasıl hazırlanır
İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Süreçleri

İSG yönetimi, işyeri şartlarının Risk Değerlendirmesi üzerine temellendirilmiştir. İşyerinde oluşabilecek belirli risklere karşı düzeltici ve önleyici tedbirler alınmalıdır. Doğru önlemlerin alınması, sadece tehlikelerin ve sonucunda ortaya çıkacak risklerin doğru ve eksiksiz belirlenmesi ile mümkün olabilir. Risk Değerlendirmesinin bir işyerindeki tehlikeleri kısa bir süre içerisinde yok etmesi beklenmemelidir. Tehlikelerin ortadan kalkması durumuna daha ziyade uzun vadeli, devamlı bir çalışma ile gelinebilir, dolayısıyla temel ilke devamlı iyileştirme olmalıdır. Aynı zamanda, yöneticilerin, işletmedeki tehlike ve riskler hakkında eğitim ve iletişim desteği sağlaması da önem taşımaktadır. Bu sayede, çalışanlar arasında risk bilinci artacak ve tehlikeleri ortadan kaldırma konusunda aktif katkıda bulunmaları teşvik edilmiş olacaktır. Risk Değerlendirmesi, çalışma şartlarının sürekli, örneğin haftada bir kez, izlenmesi ile desteklenmelidir. Böylece, güvenlik davranışı, ergonomi, temizlik ve düzen gibi alanlarda meslek hastalıkları ve iş kazalarının kökenindeki nedenlerin izlenmesi sağlanacaktır.

Hem Türkiye’de hem de Avrupa’da yürürlükte olan İSG mevzuatı, çalışma alanı ve yapılan işle ilgili olası sağlık ve güvenlik tehlikelerini belirlemenin işverenin yükümlülüğü olduğu ilkesinden hareketle hazırlanmıştır. Bu durumda, eğer tehlikeler ortadan kaldırılamıyor ise, işveren sağlığa yönelik olası etkileri değerlendirmek, hastalık ve kazaların önüne geçebilmek için gereken kontrol önlemlerini almalıdır. Risk Değerlendirmesi, halihazırdaki tüm kontrol önlemlerinin yeterliliğini de hesaba katmak suretiyle, tehlikelerden kaynaklanan risklerin değerlendirilmesi ve kabul edilir olup olmadıklarına karar verme işlemi olarak tanımlanmıştır.

Risk Değerlendirmelerinden 3T Risk Matrisi nasıl hazırlanır
Risk Değerlendirme süreci ile ilgili eğitim ve izleme adımları

Risk Değerlendirmesi, nadiren öngörülebilen ve istisnai durumlarda söz konusu olan tehlikeler de dâhil olmak üzere bir işyerindeki her türlü tehlikeyi kapsamalıdır. Bu yüzden, eğer işyeri yeterli uzmanlığa sahip değilse, dışarıdan uzmanlardan danışmanlık talep edilmesi önerilir. Akılda tutulması gereken önemli bir husus da şudur; iki ayrı işyerinde her ne kadar prosesler birbirine benzese de, barındırdıkları tehlikeler ve riskler açısından bu işyerleri birbirinin benzeri veya aynısı değildir. Aslında, bir işyerinde bulunan tehlikeler ve riskler oraya özgü olduğu için, burada çalışanların edindiği tecrübe ve uzmanlığa başvurmak ve taleplerine kulak vermek gereklidir. Mühendisler, şefler ve çalışanlar veya çalışan temsilcileri bu sürece katılmalıdır. Talimatlar ve eğitim bu sürece kolaylık getirecektir

3T Risk Değerlendirmesi Yöntemi

Değişik amaçlar için kullanılan yüzlerce Risk Değerlendirmesi yöntemi bulunmaktadır. Bazı yöntemler temel olarak teknik sistemleri ve prosesleri analiz etmek için kullanılırken, bazıları da insanların çalışma faaliyetleri ile işle ilgili ve çalışma ortamındaki tehlikeleri analiz etmek için kullanılmaktadır. Ayrıca belirli endüstriler için geliştirilmiş yöntemler de bulunmaktadır. 3T Risk Değerlendirmesi yöntemi imalat ve proses endüstrileri de dahil çeşitli sektörlerde uygulanmak üzere tasarlanmış, ayrıca büyük şirketlerin yanı sıra KOBİ’lerde (küçük ve orta ölçekli işletmeler) de kullanılabilmektedir.

3T Risk Değerlendirmesi yöntemi yukarıda verilen Risk Değerlendirmesi ile ilgili adımların yürütülmesi için genel ve kapsamlı bir yöntem izlemektedir. Bir işyerinde bulunabilecek geniş yelpazede risk alanlarını kapsayan çeşitli modüllerden oluşmuştur. Bu modüllerin yanında, işyerlerinde oluşabilecek çeşitli tehlikeleri tasvir eden, toplamda yüz civarında maddeden oluşan bir kontrol listesi içeren A-4 formları verilmiştir. Ayrıca bunlara yeni maddeler ve yeni modüller eklemek de mümkündür. Bu özellik riskler için en baştan araştırma yapma yükümlülüğünü epeyce azaltmakta ve yanlışlıkla önemli bir tehlikenin gözden kaçırılması ihtimalini düşürmektedir. Ayrıca bu yöntem, geleneksel olasılık tanımlarının yerine kontrol düzeylerini koyarak risk için yeni bir tanım getirmekte, böylelikle uygulamayı daha kolay hale getirmektedir. Aşağıdaki bölümler 3T Risk Değerlendirmesi yönteminde izlenmesi gereken adımları detayları ile anlatmaktadır.

Risk Değerlendirmesi Planlaması

Planlama aşaması Risk Değerlendirmesinin sistematik ve kapsamlı bir şekilde yapılmasını sağlamak için gereklidir. Buna ek olarak, planlama Risk Değerlendirmesi sürecini kolaylaştırır ve hızlandırır.

Planlama aşağıdaki faaliyetleri içermelidir:

  • Art alan bilgilerinin edinilmesi: önceden vuku bulmuş kazalar, hastalıklar vb
  • Yönetim kadrosu ile çalışanların taahhüdünü ve katılımını sağlamak
  • Gerekli eğitimler
  • İşyerini Risk Değerlendirmesi için birimlere / alanlara ayırmak
  • Her bir birim / alanda kullanılacak belirli 3T Risk Değerlendirmesi modüllerini kararlaştırmak
  • Risk Değerlendirmesi yapmak
  • İyileştirici önlemlerin uygulanması ve izleme faaliyetleri
İlginizi Çekebilir!  3T Risk Değerlendirmesi

Risk Değerlendirmesi tüm çalışanları etkiler, bu yüzden Risk Değerlendirmesi süreci işyerinin değişik birimlerinde görev yapan çalışanların ihtiyaçlarına uygun hale getirilmelidir. Etkin bir değerlendirme yöntemi de, her birimdeki çalışanlar ile potansiyel tehlikeleri tartışmaktır: yöneticiler, şefler ve çalışanlar ve yeri geldiğinde diğer uzmanlar. Bu sayede geniş yelpazede uzman bilgisine erişilmiş ve bu süreçteki çeşitli tarafların taahhüdü alınmış olur.

Risk Değerlendirmesinde önceden vuku bulmuş kazaları ve meslek hastalıklarını hesaba katmak zorunludur. Ayrıca, geçmişte yapılan Risk Değerlendirmeler, ELMERIsan izleme faaliyeti sonuçları (bu İSGİP projesinde geliştirilen bir performans izleme yöntemidir), ramak kala istatistikleri, çalışanların tıbbi kayıtları, malzeme güvenliği bilgi formları gözden geçirilmelidir. Bunlara ek olarak sektöre yönelik kazalar ve hastalıklarla ilgili yayınlar ve bunların önleyici tedbirleri de gözden geçirilmelidir

Yönetimin taahhüt ortaya koyamaması durumunda Risk Değerlendirmesi çalışmalarının verimli sonuçlar üretmediği iyi bilinen bir gerçektir. Yönetim kendi taahhüdünü, Risk Değerlendirmesi tartışmalarına aktif olarak katılarak, iş güvenliği uzmanlarına çalışmalarını yürütebilmek için yetki vererek, gerekli tedbirlerin alınması için mali destek sağlayarak veya gerekli üretim/proses değişikliklerine izin vererek göstermelidir. Çalışanların taahhüdünü sağlamak, ilk aşamada tehlikelerle karşı karşıya kalan kişilerin çalışanlar olması nedeniyle eşit derecede önemlidir. Eğer çalışanlar işleri ile ilgili riskleri bilirlerse, kişisel koruyucu donanım (KKD) kullanmak gibi gerekli önlemlerin uygulanmasına gönüllü olarak katılım göstereceklerdir. Buna ek olarak, eğer tehlikelerin doğası ile ilgili doğru olarak bilgilendirilmişlerse, tehlikelerin ortadan kaldırılması için pratik çözümler de üretebileceklerdir, çünkü yaptıkları işin esas detaylarını ve inceliklerini başka herkesten daha iyi bilmektedirler. Bu, işyerinde iş güvenliği konusunun değişik yönleri üzerine planlı eğitim verilmesinin önemini açıkça göstermektedir.

Risk Değerlendirmesi eğitimi bir diğer önemli konudur: eğer işyerinde bir iş güvenliği uzmanı varsa, bu kişiye bir gün içinde 3T Risk Değerlendirmesi yöntemi eğitimi verilebilir. Günün yarısının bir toplantı odasında teorik konular üzerinde geçirilmesi, geri kalan yarısının ise yöntemin uygulanacağı üretim bölümünde geçirilmesi tavsiye edilmektedir. Eğer bir iş güvenliği uzmanı veya daha önceden İSG üzerine eğitim almış herhangi biri bulunmuyorsa, dışarıdan uzmanlara danışılması tavsiye edilir. Bu uzmanlar, çeşitli potansiyel tehlikeleri ve kabul edilemez güvenli olmayan davranışları etkin olarak saptayabildikleri için, 3T Risk Değerlendirmesi yönteminin uygulamasını büyük ölçüde kolaylaştıracaklardır.

3T Risk Değerlendirmesi küçük ölçekli bir işletmede bütün olarak uygulanabilir. Fakat genellikle, bir işyerini küçük bölümlere ayırmak ve her bir bölüm için ayrı ayrı Risk Değerlendirmesi yapmak daha iyi bir fikirdir. Her bir bölüm barındırdığı tehlikeler açısından benzerlik gösteren çalışma alanları ve faaliyetler içermelidir. Bu bölümler genellikle işletmedeki birimler ve prosesler ile paralellik gösterir. Ancak, bazen çeşitli küçük birimleri tek bir bölüm olarak ele almak veya çok sayıda farklı iş istasyonlarını (frezeler, tornalar, presler vs.) içinde barındıran ve işletmede tek bir bölüm olarak adlandırılan büyük bir bölümü, Risk Değerlendirmesi için bölümlere ayırmak daha uygundur.

3T Risk Değerlendirmesi yöntemi ilerideki bölümlerde de açıklandığı gibi çeşitli modüller içermektedir. Beş temel modül her işyeri için gereken asgari grubu oluşturur. Uygun durumlarda, belirli risklerin daha kapsamlı değerlendirilmesi amacıyla ek modüller kullanılabilir.

Risk Değerlendirmesi yapmak ise işyerinin büyüklüğüne bağlı olarak bir kaç gün sürebilir. 3T Risk Değerlendirmeyi ayrı ayrı uygulayabileceğiniz birçok bölüm olabilir. Risk Değerlendirmeyi İSG sorumlusu bir çalışan veya bir iş güvenliği uzmanı yapmalıdır. Varsa işyeri hekimi, yönetim kadrosundan bir temsilci ve çalışan temsilcisi değerlendirme sürecine katılmalıdır.

Değerlendirme, bölümlerin gezilmesi ve şef ve çalışanlarla görüşülmesi suretiyle yapılmalıdır. Tehlikeleri belirlemek için ayrıca bir beyin fırtınası oturumu düzenlenebilir. Kurulum, bakım, onarım, temizlik, nakliye, işin kesintiye uğraması ve dışarıdan gelen ziyaretçiler gibi zaman zaman karşılaşılan faaliyetler ile ilgili tehlikelere dikkat edilmelidir. Ayrıca aşırı derecede kötü hava koşulları gibi nadir rastlanan olaylar da dikkate alınmalıdır

Risklerin değerlendirilebilmesi için işletme yöneticisi veya yönetim kadrosundan bir temsilcinin, güvenlik uzmanlarının, işyeri hekimleri ve ilgili mühendislerin ve şeflerin de katıldığı bir beyin fırtınası düzenlenmesi gerekmektedir. Bu aşamada, tehlikelerin ortadan kaldırılması veya kontrol altına alınması için alınacak önlemler planlanır.

Son olarak, teklif edilen önlemler onay için yönetime sunulur. Onaylandıktan sonra, bu önlemlerin uygulanması ve mevcut durumun izlenmesi yönetimin sorumluluğudur. KKD kullanılması, bir güvenlik talimatı gereği rafların temizliğinin ve düzeninin sağlanması gibi konularda uygulamayı sağlamalıdırlar.

İlginizi Çekebilir!  Hangi Bölümleri Bitirenler iş Güvenliği Uzmanı Olabilir mi?

Tehlikelerin Belirlenmesi

Tehlikelerin belirlenmesi Risk Değerlendirmesi için çok önemli bir adımdır. Eğer herhangi bir tehlike yok sayılmış veya fark edilmemiş ise, sonucunda ortaya çıkacak riskler ele alınmaz ve hiçbir önleyici tedbir değerlendirilmez; böyle bir yetersizliğin sonuçları çok ağır olabilir. Bu nedenle, tüm tehlikelerin kapsamlı bir şekilde ele alınması bir zorunluluktur. Daha önce de ifade edildiği üzere, art alan bilgilerini bir araya getirmek iyi bir fikirdir. Bu bilgileri edinebileceğiniz birkaç yer: geçmiş ve potansiyel meslek hastalıkları konusundaki bilgiler için çalışanların sağlık raporları, geçmişte meydana gelen kazaların ve ramak kalaların kayıtları, kimyasal maddelerin zararlı etkileri ile ilgili bilgi içeren malzeme güvenliği bilgi formları, gürültü ve hava ölçümleri gibi işyerindeki zararlı, tehlikeli ve fiziksel baskıya yol açan faktörlerin ölçüm sonuçları, ilgili önlemlerin de yer aldığı geçmiş Risk Değerlendirmesi sonuçları, performans izleme çalışmalarının sonuçlarıdır.

Art alan bilgileri toplandıktan ve gözden geçirildikten sonra, işletme içinde veya dışında çalışan iş güvenliği uzmanları tarafından gerçekleştirilecek saha turları yapılmalı ve potansiyel tehlikeleri belirlemek için prosesler gözlemlenmelidir. Bunun için, her bir modülde yer alan kontrol listelerindeki maddeler ayrı ayrı ele alınmalıdır. Her maddeyi ele alırken, uzmanlar işyerinde gözlem yapmalı; mühendislerle, şeflerle ve gerekirse çalışanlarla görüşmelidirler. Kurulum, bakım, onarım, temizlik, nakliye, işin kesintiye uğraması ve dışarıdan gelen ziyaretçiler de dahil olmak üzere zaman zaman veya periyodik olarak karşılaşılan veya yürütülen faaliyetler de tartışılmalıdır. Gözlemlenen tehlikeler ve mevcut kontrol önlemleri hakkında 3T Risk Değerlendirmesi formları üzerine not alınmalıdır. Bazı tehlikelerin ortadan kaldırılması daha kolay olduğu için bunların ortadan kaldırılması için gerekli faaliyet tur esnasında kararlaştırılabilir ve not edilebilir. Daha zorlu olanlar Risk Değerlendirmesi ve kontrol için daha sonraya ertelenmelidir.

3T Risk Değerlendirmesi Yöntemi modüler bir yapıya sahiptir. Her Risk Değerlendirmesi kullanılması gereken 5 temel modülden oluşur. Bunlar metal sektöründeki tüm ilgili riskleri kapsamaktadır. Ayrıca bazı proses veya işleri değerlendirirken kullanılan 9 adet özel ve daha kapsamlı modül de bulunmaktadır. Her bir modül, bir kontrol listesi ve her bir tehlike için ayrı açıklamaların yanı sıra temel yasal yükümlülüklerin tanımlarını veya iyi işyeri uygulamalarını barındırmaktadır. 5 temel modül içerisinde toplam 33 kontrol listesi maddesi bulunmaktadır. Yani yöntem kendi içinde, tehlikeleri belirlemek ve riskleri değerlendirmek için gerekli olan temel İSG eğitim paketini ve gerek duyulan önleyici ve kontrol edici faaliyetleri içermektedir.

Temel modüller aşağıda verilmiştir:

  • Kazalara yol açabilecek tehlikeleri
  • Çalışma ortamındaki fiziksel tehlikeler
  • Çalışma ortamındaki kimyasal ve biyolojik tehlikeler
  • Yapılan işin kas ve iskelet sistemine yaptığı baskı faktörleri
  • Yapılan işteki psiko-sosyal stres faktörleri.

Beş temel modül metal sektöründe faaliyet gösteren İyi Uygulama Merkezleri (İUM) için kilit önem taşımaktadır. Kaza tehlikeleri en sık belirlenen tehlikelerdir. Fiziksel zorlayıcı faktörler ve kas-iskelet sistemini zorlayıcı faktörler, mühendisliğin genel olarak zayıf olduğu ve işin sağlık ve güvenlik standartlarına göre tasarlanmadığı KOBİ’lerde rastlanan en büyük sorunlardır. Bu durum, verimliliği de düşürmektedir. Kimyasal ve biyolojik faktörler, kimyasalların yaygın olarak kullanıldığı kaynak işleri ve yüzey işleme (boyama vb.) gibi değişik üretim proseslerinden kaynaklanan hava kirleticilerin bulunduğu metal sanayinde doğal olarak mevcuttur. Ayrıca, özellikle beyaz yakalı çalışanlar için, psikososyal zorlayıcı faktörler gün geçtikçe daha da önemli bir hale gelmektedir.

Özel modüller aşağıda verilmiştir:

  • İç nakliye ve taşıma
  • Genel trafikte araç kullanma
  • Makineler ve el aletleri,
  • Yangın güvenliği,
  • Çevresel konular
  • İşyerinde güvenlik ve davranış kültürü,
  • İşyeri bina ve eklentiler
  • Kurulum ve bakım çalışması,
  • İş sağlığı hizmetleri,
  • Değerlendirilen iş/konunun özel nitelikleri.

Özel modüllerden F (İç nakliye ve taşıma), M (Kurulum ve bakım çalışması), H (Makineler ve el aletleri) ve I (Yangın güvenliği), metal sektöründe faaliyet gösteren KOBİ’lerde daha sık dikkate alınmaktadır. Modül G (Genel trafikte araç kullanma) çerçevesinde; işe araç ile gidip gelen çalışanlar, işyerine gelen malzeme ve eşyanın taşınması, ürün sevkiyatının yanı sıra satış ve pazarlama faaliyetleri ile ilgili durumlar göz önünde bulundurulmalıdır. Bunların yanı sıra kurulum, montaj işlemleri için müşteri meskenlerine gidiş geliş de dikkate alınmalıdır.

Modül L (İşyeri bina ve eklentileri), iş güvenliğinden çok emniyet ile ilgilidir. Modül J, çevresel konularla bağlantıdır. Dikkat çekilmesi gereken bir nokta, iş sağlığı, iş güvenliği ve çevre konularının yakından alakalı olduğudur; bunları beraber ele alan Bütünleşik Yönetim Sistemleri (BYS) KOBİ’lerdeki uygulamalarında iyi sonuçlar vermektedir.

İlginizi Çekebilir!  iş Kazası istatistikleri

Özel modüllerde toplam 71 adet kontrol listesi maddesi bulunmaktadır. Yine de, bir işletme yeni bir modül veya kontrol listesi maddesi eklenmesini gerekli görebilir. Bu durumda, diğer modüllerdeki genel biçim özellikleri izlenerek, işletmeye özel maddelerin yer aldığı Modül O (Değerlendirilen iş/konunun özel nitelikleri) yaratılabilir veya daha kolayı mevcut modüllere birkaç yeni madde eklenebilir, bunun için her A-4 boyutlu formda yeterli boşluk bırakılmıştır.

Risklerin Değerlendirilmesi ve Tehlikelerin Kontrolü

Bir bölümdeki tehlikelerin belirlenmesi bitirildikten sonra, riskler değerlendirilmelidir. Bu işlemin bir toplantıda grup çalışmasıyla gerçekleştirilmesi gerekmektedir; bunun için bir beyin fırtınası düzenlenmesi tavsiye edilir. Burada ekip, modülde yer alan her bir maddeyi ayrı ayrı ele almalı; potansiyel iş kazalarıyla meslek hastalıklarının şiddetini ve olasılığını göz önüne alarak risk puanlarını hesaplamalıdır. 3T Risk Değerlendirmesi formlarında bazı maddelerin „uygulanamaz’ veya „uygun’ addedildiğine dikkat edilmelidir. Bunların anlamı, o maddede belirtilen tehlikenin o birim ile ilgili olmadığı veya ortada bu tehlikeyle ilgili risk olmadığıdır. Böylece, bu durumlar için Risk Değerlendirmesine gerek yoktur. Öte yandan, „uygun değil’ ibaresinin bulunduğu maddeler bu tehlikelerle ilgili bir veya daha fazla risk olduğunu belirtir. Ekip bunları ayrıntılı olarak görüşmelidir. Bir tehlikeyi tamamen ortadan kaldıracak kolay ve hızlı uygulanabilir çözümler söz konusu olabilir. Bu, şekil 2’de belirtilen ‘tehlikeyi ortadan kaldırın’ adımına tekabül etmektedir. İlgili önlemler belirlenmeli ve işletme yönetiminin onayına sunulmalıdır. Doğru uygulandığı takdirde bu tedbirler geride hiçbir risk bırakmayacaktır; bir başka deyişle, uygulamadan önce tehlike ile ilgili saptanan kaza veya hastalıkların gerçekleşmesi imkânsız olacaktır.

Birçok tehlikeyi ortadan kaldırmak kolay değildir; bu yüzden bir bölümde bulunan çeşitli risklere ilgili puanları verebilmek için değerlendirme süreci gerekli olacaktır. Bu bilgi risk yönetimindeki öncelikleri belirlemek açısından çok önemlidir. Uygun risk puanları verildiğinde, ilk önce hangi tehlike veya tehlikelerin ele alınması, hangi kontrol önlemlerinin uygulanması ve her biri için ne kadar bütçe ayrılması gerektiği gibi soruları cevaplamak daha kolay olacaktır. Bu ayrıca yönetimin kısa vadeli planlarının yanı sıra uzun vadeli plan yapmasını sağlar.

Riskleri karşılaştırmak elmalar ile armutları karşılaştırmak gibidir. Risk Değerlendirmesi, işyerinde birbiri ile alakası bulunmayan ve karşılaştırılamaz gözüken birçok risk için etkili bir kıyaslama yöntemi sağlamaktadır. Burada zorluk, riskin iki temel bileşeni bulunmasıdır; şiddet ve olasılık. Bazı kazaların olma olasılığı daha fazlayken, sonuçları daha az şiddetli; bazılarının da olma olasılığı düşükken sonuçları daha şiddetli olabilir. 3T risk matrisi bu sorun için etkili bir çözüm sağlamaktadır.

Yaralanma ve hastalıkların şiddetlerine göre ayrılarak sınıflandırılması basit denebilecek bir işlemdir. Bunun için sadece kategorilerin sayısına (şiddet düzeyleri) karar vermek ve bunlar arasındaki sınırları çizmek gerekir. 3T Risk Değerlendirmesi yöntemi bir sonraki bölümde, Tablo 4’te örnekle açıklanmış belirli bir ayrım yaklaşımına sahiptir.

Diğer bir husus da yaralanma veya hastalığın meydana gelme olasılığıdır. Gelecekte yaşanacak olayların olma olasılığını hesaplamak zordur. Zor olmasının birkaç nedeni vardır: ilki, işyerinde belirli bir kaza veya hastalık türüyle ilgili sınırlı miktarda kayıt bulunması veya hiç kayıt bulunmamasıdır. Bu durumda, hesaplama güvenilir sonuçlar vermez veya hesaplama yapmak imkansız hale gelir. İkincisi, üretim güvenliğinde seviye günden güne veya haftadan haftaya fark edilir oranda değişebilir. Örneğin, bir çalışanın belirli bir hafta boyunca titiz olmayan davranışlar sergilemesi o hafta için kaza olasılığını arttırır. Potansiyel olarak şiddetli bir yaralanma veya hastalığın yanlışlıkla düşük olasılıklı olarak hesaplanması, gerekli önleyici tedbirlerin alınmaması için yaygın bir neden veya bahane olmaktadır.

3T Risk Değerlendirmesi de olasılık hesabı, her bir tehlikeye yönelik mevcut kontrollerin kanunlar, standartlar ve iyi uygulamalar ile ne kadar uyumlu olduğunun değerlendirilmesine dönüştürülmüştür. Bu yöntem uygulanabilir; çünkü yaygın tehlikelerin büyük bir çoğunluğu İSG yönetmelikleri ve standartları hazırlanırken zaten değerlendirilmiştir. Mevcut kontrol düzeyi yeterli ise, yaralanma veya hastalıkların ortaya çıkma olasılığı düşük olmalı, bu durumda da iyileştirme ihtiyacı bulunmamalıdır. Risk Değerlendirmesini yeni yöntemle yapmak çeşitli avantajlar sağlamaktadır:

  • Mevcut kontrol önlemlerini incelemek, gelecekte olacak olayların hesaplamasını yapmaktan çok daha kolaydır
  • Bu tür bir inceleme, yasal yükümlülükler ve iyi uygulamalara uyum sağlamak için ne tür iyileştirmelere ihtiyaç olduğunu doğrudan ortaya koymaktadır.

Örnek 3T Risk Değerlendirmesi için tıklayınız.

Cevap Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.